Zeynep Abeş

Memory Place

“Jorge Luis Borges: Conversations” adlı derlemede yer alan bir söyleşisinde Borges “(…) sanırım kimlik hafızaya bağlı. Ve eğer hafızam silinirse var olur muyum, yani aynı insan olur muyum, bilmem,” diyordu. Kimliğimizin, bugün olduğumuz kişinin ve yapıp ettiklerimizin geçmişimizle ya da hatırladıklarımızla çok sıkı bir bağı var. Doğduğumuz şehir, içinde büyüdüğümüz ev, mekânlar, nesneler, dokular, kokular ve sesler kaçınılmaz bir biçimde bizi şekillendiren unsurlar oluyor. Zeynep Abeş ise tam da bizi biz yapan bu unsurların anısının yavaşça solmaya başladığı noktada evine dair hatıralarını nasıl yeniden keşif ve inşa edebileceğine bakıyor. Sanatçı, evlerinden kendi isteğiyle ayrılıp uzaklara gitmiş kişilere özgü mesafe algısını ele aldığı üç videoda, doğup büyüdüğü eve ve şehre ait görselleştirmelerin arasında geziniyor.

Son yıllarda geliştirilmiş fotogrametrik tarama yöntemiyle taranıp işlenen ve point cloud adı verilen modelleme tekniğiyle üç boyut kazandırılan görüntüler, Abeş’in ailesinin gönderdiği bine yakın şahsi ya da kamusal fotoğraf ve videonun birleştirilmesiyle oluşturulmuş. Artık bir mekândan ziyade fikir olarak var olan İstiklal Caddesi ile aile evinde donatılmış bir sofranın bir rüyayı hatırlatan ambiyansları ve son videodaki uçakla geri dönüş yolculuğu, videoya sonradan eklenmelerine rağmen kulağa doğal gelen seslerle daha da gerçekçi bir ton alıyor.

Eğitimini film ve interaktif medya üzerine tamamlayan, son birkaç yıldır sanat ve teknolojiyi bir araya getiren projelerde çalışan Zeynep Abeş’in “Memory Place” ismini taşıyan bu üç perdelik anlatısı kimlik, (kişisel) tarih ile (kişisel ve kolektif) hafıza gibi son derece kadim kavramları yeni bir teknolojiyle izleyiciye taşıyor.

Memory Place

In an interview in “Jorge Luis Borges: Conversations”, Borges said “I suppose identity depends on memory. And if my memory is blotted out, then I wonder if I exist – I mean, if I am the same person.” Our identity, who we are and what we do today are closely tied to our past, or to what we remember. The city we were born in, the house we grew up in, the places, objects, textures, smells and sounds inevitably shape us. Zeynep Abeş looks at how she can rediscover and reconstruct her memories of her home at the very point where the memories of these elements that make us who we are slowly fading. The artist wanders among the visualizations of the house and city where she was born and raised in three videos in which she deals with the sense of distance peculiar to people who have left their homes voluntarily and gone away. 

The images, which have been scanned and processed with the photogrammetric scanning method developed in recent years and made 3D with the modeling technique called point cloud, were created by combining nearly a thousand personal or public photos and videos sent by Abeş’s family. Istiklal Street, which now exists as an idea rather than a place, and the dream-like ambiance of a table set in a family home, and the flight back journey in the last video, take on an even more realistic tone with sounds that feel natural even though they were added to the video later. 

Zeynep Abeş, who has a degree in film and interactive media and has been working on projects that bring art and technology together for the last few years, developed this three-act narrative called “Memory Place” to present concepts as old as identity, (personal) history and (personal and collective) memory to the audience with a new technology.