Yağmur Çalış

İstila

Yağmur Çalış, sanat pratiğinde dede mesleği olan küfeciliği kendi üretim ve konstrüksiyon anlayışı ile birleştiriyor. Farklı malzemelerle çalışmaya açık olan sanatçının ana malzemelerinden biri de kağıt. Sergideki heykel yerleştirmesinde kağıt ve ahşabı birlikte kullanan Çalış, boynuzları uzayan, dallanıp budaklanan ve sonunda bulunduğu odanın hacmini büyük oranda kaplayan geyik heykeli ile insan merkezli bakış açısıyla yeniden tasarlanan doğayı ve barındırdığı canlıları tartışmaya açıyor. İnsan egemenliğindeki doğada diğer canlıların varlıklarını sürdürebilmesinin ancak ‘istilacı insan’ı taklit ederek mümkün olacağını savunan bu eserle aynı zamanda bu bağlamda mutasyona uğramış canlının işlevsizliğini anlatan bir sahne kurgulanıyor. Bu sahne her ne kadar canlıların sıkışmışlığını ve çaresizliğini görünür kılsa da doğanın insanı alt ettiği bir hayalin tezahürü olarak karşımıza çıkıyor.

Invasion

Yağmur Çalış introduces portering, the job of her grandfather, to her own notions of production and construction. The artist is open to working with different materials, chief among which is paper. Çalış uses wood and paper together for her installation, and her deer’s growing and expanding antlers, standing to cover the entire room, questions nature as redesigned by an anthropocentric focus, and the living beings nature houses. The work argues that animals in nature can only survive against the “invasive human” by imitating its invasive behavior, and sets a scene that depicts the uselessness of the mutated creature. Although the scene is that of the confinement and desperation of animals, it is also the manifestation of an imagined future where nature has overwhelmed humans.

İstila / Invasion, Yerleştirme, Kağıt & Ahşap / Installation, Paper & Wood 160x140x800 cm, 2020