Tevfik Saygın Özcan

Geometrica Plantabo

Mimarlık eğitimi alan ve temel olarak bu alanda üreten Tevfik Saygın Özcan’ın Geometrica Plantabo adlı projesi, insansonrası kuramı çerçevesinde ilerleyen bir çalışma hattını izliyor. İnsansonrası tasarım pratiklerini inceleyen insandışı adlı bir ekibin de parçası olan Özcan, işlerinde bu güncel düşüncenin ortaya koyduğu yeni potansiyelleri keşfetmeye ve sorgulamaya çalışıyor.

Geometrica Plantabo, doğal ve yapay arasındaki ilişkiyi spekülatif bir insansonrası düşünce düzleminde yeniden kurmaya çalışan, aynı familyaya ait bir seri morfogenetik bitki türü kurgusu. Bugüne kadar yapay olarak nitelendirdiğimiz insan, insan-makine, makine eylem ve etkinliklerinin kötü addedilen çıktılarına (ses, ışık, gazlar vb.) tutunarak onlardan beslenen bu bitkiler, geometrik kompozisyonları yapay olanla diyalog kuran sinaptik sistemler haline dönüşüyorlar. İnsana karşı bir kayıtsızlıkla, insanın kendine ait zannettiği ortamlarda sahneyi yeniden ele geçiriyorlar.

Familyanın her üyesi kentte beslendiği kötülüğün merkezine doğru dokular halinde katmanlaşıyor ve en sonunda üretken insan bedenine doku olarak bir parazit gibi tutunuyor. Bir işgalden öte aşkın bir bir aradalık olarak tanımlanabilecek bu durum, iki farklı durumda var oluyor: kent ortamında bir organizma olarak var olan bitki familyasının organizma hali bir animasyonda can bulurken; aynı familyanın artık besinin kaynağını keşfeden ve insan bedenini habitatı kılan dokusal halleri ışıklı kutularda görünür kılınıyor.

Geometrica Plantabo

An architect by training who primarily produces in that area, Tevfik Saygın Özcan takes a foray into post-human theory with Geometrica Plantabo. Özcan is also a member of a group called nonhuman that studies post-human design practices, and attempts to discover and explore the new potential promised by this line of contemporary thinking. 

Geometrica Plantabo is a fictional morphogenetic plant species that attempts to recreate the relationship between natural and artificial on a speculative, post-human thought sphere. These plants cling onto and feed on the undesirable outputs of human, human-machine or machine actions and activity (sound, light, exhaust gases), and turn into synaptic systems whose genetic systems establish dialog with the artificial. Indifferent to humans, they retake the stage in settings that humans think belong to them. 

Each member of the family grows in layers on whatever evil it feeds on in the city, and finally latches onto the body of the productive human like a parasitic tissue. This is less an invasion and more a transcendent symbiosis that exists in two different states: The city-dwelling plant species, as an organism, family finds life in an animation, while the same species in tissue state become visible in lightboxes once they discover their source of nutrition and make the human body their habitat.