Meryem Betül Yılmaz

Masun

“Sonuç bulduk. Hesap yaptık. ‘Kağıt ayrı, sayfa ayrıdır.’ Tanıştık, söyleştik. Plan kurduk. Kitaba uyduk. Yarattık ve yıktık. Bir iyi bir kötüydüm. Hayat aktı. Ben hıçkırdım, soluğumun girdabında kayboldum. Masun’da açtım gözlerimi: Efkarın çölde kum tepeleri misali; bir köşede yittiği, başka köşede bittiği. Burada kayboldukça Masun’da çoğaldım. Her biri kim bilir ne değişik kavgalardan çıkacak? Yeni yetme benliklerim topraktan filizleniyor, acıdım. Onlar büyüdükçe yaraları da büyür, bildim. Sarıp sarmalamak da zorlaşır, endişelendim. Ormanların kanunu budur: Herkes acı çekmeye hazırlanır. Doğunun uzağından, bir güzel akıllının hayalindeki ormanlar… Masun’a yurt oldular. Zamanı yakalamak hayaline kapılmışım. Sıkıntılı iç sesim ruhuma çöreklenmiş sinsice; sorgulayıp durmuşum. Sonra denize düşmüşüm; yılana yeğdir diye balığa yem olmuşum. Görünmez kafeslerdeymişim. Kambur kurtarıcım beni azat eder diye ummuşum. Kıvrıla kıvrıla girdi aklıma; hangi kanadımı kıracak belli değil. Hafızamda odalar. Sözünü bilmediğim, sorsalar diyemeyeceğim kasvetli anıları zincire vurmuşum. Bulmuşum ya kendimi; silemedimse de buruşturmuşum.”

Yılmaz’ın çalışmaları, yayılma ivmesini yakalamanın mümkün olmadığı iletişim çağının acımasızlığını, hayatın her alanındaki hırçın rekabetin getirdiği yalnızlaşma ve içe kapanmayı konu ediniyor. Hayal dünyasının sonsuz olasılıkları “korunmuş̧, korunan, saklanmış̧” anlamlarına gelen “masun” isimli alemde vücut buluyor.

“Masun”

“We got results. We calculated. ‘The page and book are different.’ We met, we talked. We made plans. We played by the book. We built and destroyed. I was now good, now bad. Life flowed on. I hiccuped, got lost in the eddies of my own breath. I opened my eyes in Inviolate. Blues came in sand dunes; now here at the corner, now gone. The more lost I got here, the more I multiplied in Inviolate. How knows what fights will erupt for the emergence of each? My fresh identities are sprouting from the earth, I hurt. As they grow, so do their wounds, I know. It’s getting harder to embrace and heal, I worry. So is the law of the land: Everyone prepares for hurt. From the far corners of the East, the forests imagined in a beautiful mind… are home to Inviolate. I’m chasing a dream to keep up with the time. My frustrated inner voice pounces on my soul; I keep questioning. Then I fall in the sea, crumbled for the fish to feed on. Caught in invisible cages. Hoping my hunched savior sets me free. It writhed into my mind; I don’t know which wing it will break. Chambers in my memory. In it are chained memories whose language I can’t speak, stories I can’t tell. Now that I found myself, I crumpled myself up, even if I couldn’t erase.”

The subject of Yılmaz’ work is the viciousness of the age of communication and the impossibility of keeping up with its pervasiveness, and the isolation spurred by fierce competition in all aspects of life. The infinite possibilities of imagination gain existence in an inviolate space.

Dijital Çizim, Fine Art Baskı / Digital Drawing, Fine Art Print, 100x33 cm, 3+1 Edisyon / Edition, 2019
Dijital Çizim, Fine Art Baskı / Digital Drawing, Fine Art Print, 100x33 cm, 3+1 Edisyon / Edition, 2019
Dijital Çizim, Fine Art Baskı / Digital Drawing, Fine Art Print, 100x33 cm, 3+1 Edisyon / Edition, 2019
Dijital Çizim, Fine Art Baskı / Digital Drawing, Fine Art Print, 100x33 cm, 3+1 Edisyon / Edition, 2019
Dijital Çizim, Fine Art Baskı / Digital Drawing, Fine Art Print, 33x100 cm, 3+1 Edisyon / Edition, 2019
Dijital Çizim, Fine Art Baskı / Digital Drawing, Fine Art Print, 33x33 cm, 3+1 Edisyon / Edition, 2019
Dijital Çizim, Fine Art Baskı / Digital Drawing, Fine Art Print, 49x49 cm, 3+1 Edisyon / Edition, 2019
Dijital Çizim, Fine Art Baskı / Digital Drawing, Fine Art Print, 49x49 cm, 3+1 Edisyon / Edition, 2019
Dijital Çizim, Fine Art Baskı / Digital Drawing, Fine Art Print, 33x33 cm, 3+1 Edisyon / Edition, 2019