71 cm travesti canavar Kiki ggNash

“13 Karede Annemi Öldürdüm” birçok lgbti+ gibi kendisini kabul ve inşa etme süreçlerinden geçmek zorunda kalan non-binary/transfem Kiki ggNash’in yeniden doğumunun hikâyesini anlatıyor, daha doğrusu kendini doğurmasının hikâyesini… Bu hikâyede hem doğuran, hem doğan hem de göbek kordonunu kesen ebe rollerini üstlenen ve bu acılı, sancılı, şiddetli sürecin fazlarını kâğıt üzerine karakalemleriyle dışavuran sanatçı, herkesi biyolojik annesiyle arasındaki toksik ilişkiyi dönüştürmesine vesile olan bu doğuma ortak olmaya çağırıyor: “Bu bir doğum anı, Kiki olmak için 24 yıl beklemiş olan benim doğduğum an. Koşun gelin, hepiniz davetlisiniz.”

Siyah beyazın kaskatılığı içinden bağırarak seslerini duyurmaya çalışan figürlere verilen isim, anneye bir veda niteliğinde: “Cinsel kimliğimden dolayı ötelenmenin verdiği yaratık hissiyatını korkunç, çirkin figürler çizerek aktarıyorum. Korkuyorum ve korkutuyorum. İlk ilişkilendiğim kişiyi, onun bana hissettirdiği korkuyu ve sevgisizliği resimlerdeki figürlerle bir cevap olarak aktarıyorum ve travmalarımda rol alan en büyük figürü, annemi, yok ediyorum.”

“Muhafazakâr, heteroseksüel toplumda transseksüel bir kimlik ne kadar var olabilir? Topluma kimler dahil? Annem de mi?” sorularıyla yola çıkan sanatçının, yakın plandan gösterilen gözlerin yaşlarını, dişlerin arasından çıkan tükürükleri yüzümüzde hissettirdiği resimleri belki de sadece Kiki’nin değil, hikâyesini, var olma mücadelesini bilmediğimiz nice lgbti+’nın da göze göz dişe diş meydan okuması: “Ben Kiki ggNash! Doğumumda kimse yardım etmedi fakat ölümümden hepiniz sorumlusunuz! Kimseye güveneyişimden, sevgisizliğimden siz sorumlusunuz! Kendini bile bilmeyen bir çocuğun gözyaşlarından, onun bozuk olduğunu hissettiren siz sorumlusunuz! Bağırıyorum çünkü duyacaksınız! Fazlayım, çok fazlayım, sığamıyorum hiçbir yere, sığmayacağım. Yaşayacağım ve ben yaşadıkça siz çıldıracaksınız!”

“I Killed My Mother in 13 Frames” tells the story of the rebirth, or rather the story of giving birth to themselves, of non-binary/transfem Kiki ggNash, who, like many other lgbti+, had to go through the processes of accepting and constructing themselves… Taking on the roles of the mother, the newborn and the midwife who cuts the umbilical cord, and expressing the phases of this painful, grueling and violent process with charcoal on paper, the artist invites everyone to participate to this birth which is instrumental in transforming the toxic relationship between them and their biological mother: “This is a moment of delivery, the birth of I, who had waited 24 years to become Kiki. Come on in, everyone’s invited.”  

The title given to the figures who try to make their voices heard by shouting through the rigidity of black and white is like a farewell to the mother: “I convey the feeling of being alienated because of my sexual identity by drawing scary, ugly figures. I’m scared, and I scare. The figures in the pictures are my answer to the first person I associated with, how scared and unloved she made me feel, and I destroy the biggest figure who played a role in my traumas, my mother.” 

The artist set off with questions such as “How long can a transgender identity exist in a conservative, heterosexual society? Whom does the society include? My mother too?” And their images, where the viewer can feel the close-up teardrops or specks of spit fly through clenched teeth of the figures on his/her face, is an eye for an eye and a tooth for a tooth, not only for Kiki, but also for many lgbti+, whose stories and struggles for existence we do not know: “I’m Kiki ggNash! No one helped me be born, but you are all responsible for my death! You are responsible for my lack of love and trust in anyone! You are responsible for the tears of a child who does not even know themselves, making them feel that they are broken! I’m yelling because you have to hear me! I’m too much, I’m legion, I can’t fit anywhere, I won’t. I will live and you will go mad as long as I live!”

Kağıt Üzerine Karakalem / Charcoal on Paper, 70x45 cm, 2021
Kağıt Üzerine Karakalem / Charcoal on Paper, 30x25 cm, 2021
Kağıt Üzerine Karakalem / Charcoal on Paper, 19x50 cm, 2021
Kağıt Üzerine Karakalem / Charcoal on Paper, 25x30 cm, 2021
Kağıt Üzerine Karakalem / Charcoal on Paper, 40x25 cm, 2021
Kağıt Üzerine Karakalem / Charcoal on Paper, 50x18 cm, 2021
Kağıt Üzerine Karakalem / Charcoal on Paper, 45x35 cm, 2021
Kağıt Üzerine Karakalem / Charcoal on Paper, 25x60 cm, 2021
Kağıt Üzerine Karakalem / Charcoal on Paper, 55x70 cm, 2021
Kağıt Üzerine Karakalem / Charcoal on Paper, 32x50 cm, 2021
Kağıt Üzerine Karakalem / Charcoal on Paper, 35x45 cm, 2021
Kağıt Üzerine Karakalem / Charcoal on Paper, 20x100 cm, 2021
Kağıt Üzerine Karakalem / Charcoal on Paper, 30x45 cm, 2021