İbrahim Sefa Tuna

“Fault Tolerant Beauty”

Ian Goodfellow’un başını çektiği bir araştırmacı grubu, 2014 yılında bir makine öğrenme algoritması geliştirdi. GAN (Generative Adversarial Network) adlı algoritma iki farklı modeli içeriyordu: Bunlardan biri sürekli yeni data üretirken, diğeri üretilen bu datanın gerçek olup olmadığını kontrol ediyor; dolayısıyla ilki zamanla sahte data üretmekte uzmanlaşırken, ikincisi de sahteyi gerçekten ayırmakta uzmanlaşıyordu.  

Sinir ağı içeren bir tür yapay zeka olarak tanımlanabilecek GAN, İbrahim Sefa Tuna’nın üretimlerinin de temel aracı. İnsanların birbirlerinin yüzünü tanıma ve algılama sürecini içeren basit bilişsel yetiye dair sorgulamasıyla başlayan araştırması, portreler üzerine çalışması ve algının mekân üzerindeki yansıması ile aynı bilişsel mekanizmanın mekânsal algıyla nasıl kesiştiğini sorgulamasıyla devam etmiş. Bu dönemde yakından takip ettiği sokak sanatçılarının işlerine ait verileri izin alarak toplayan Tuna, GAN algoritmasını kullanarak aynı stile sahip farklı görselleri insan yüzleri yaratmak için kullanmış. İstanbul sokak sanatçılarının portre çizimleri ile eğitilen yapay öğrenme modelinin görselleştirmelerini içeren bu serinin ilk aşamasında resim olan çıktılardan stil transferi ve doku çalışması teknikleri ile yüz formlarına ulaşmış. 2019 yılından beri devam ettirdiği “Fault Tolerant Beauty” serisi, Tuna’nın kendi deyimiyle aynı zamanda “kendi sembolik dilini oluşturmuş bilinçaltımızın kendisini yeniden ürettiği yer ile tıpkı yapay zekanın çalışma mekanizması gibi bu devinimi gerçeküstü bir çizgide devam ettiren ve süregelen güzellik normlarının dışarısında kalana ve rahatsız edici olana bir ışık tutma girişimi”. 

“Fault Tolerant Beauty”

A group of researchers led by Ian Goodfellow developed a machine learning algorithm in 2014. The algorithm named GAN (Generative Adversarial Network) includes two different models: While one of them constantly generates new data, the other checks whether this data is real; therefore, while the first specializes in producing fake data over time, the second specializes in distinguishing the fake from the real.  

GAN, which can be defined as a kind of artificial intelligence containing a neural network, is also the core instrument of İbrahim Sefa Tuna’s productions. His research, which started with people’s questioning of the basic cognitive ability, which includes the process of recognizing and perceiving each other’s faces, continued with his work on portraits and questioning how the same cognitive mechanism intersects with spatial perception, with the reflection of perception on space. Tuna, who collected the data from the works of street artists he followed with their permission, used the GAN algorithm to create human faces out of different images that have the same visual style. In the first stage of this series, which includes the visualizations of the artificial learning model trained with portrait drawings of Istanbul street artists, he created facial features with the techniques of style transfer and texture work from image outputs. The “Fault Tolerant Beauty” series, which has been continuing since 2019, is also, in Tuna’s own words, “the place where our subconscious, which has created its own symbolic language, reproduces itself, just like the working mechanism of artificial intelligence, which continues this movement in a surreal line and stays outside the ongoing beauty norms and an attempt to shine a light on what is disturbing.” 

Diasec Baskı / Diasec Print, 90x90 cm, 1 +1 Edisyon / Edition, 2020
Diasec Baskı / Diasec Print, 90x90 cm, 3 +1 Edisyon / Edition, 2020
Diasec Baskı / Diasec Print, 90x90 cm, 3 +1 Edisyon / Edition, 2020
Diasec Baskı / Diasec Print, 90x90 cm, 3 +1 Edisyon / Edition, 2020
Diasec Baskı / Diasec Print 90x90 cm, 3 +1 Edisyon / Edition, 2020
Diasec Baskı / Diasec Print 90x90 cm, 3 +1 Edisyon / Edition, 2020