Hüseyin Güler

2020 yılında kendimizi beklenmedik şekilde içinde bulduğumuz, hayatlarımızı felce uğratan küresel pandemi, kişisel düzeyde herkes tarafından bambaşka şekillerde deneyimlendi ve atlatılmaya çalışıldı. Fotoğrafı hem çevresiyle bir bağ kurabilmek hem de direnç kazanabilmenin bir yolu olarak kullanan Hüseyin Güler de bu dönemde vizörünü Çatalca bölgesine çevirmiş. Gündelik olarak gidip geldiği fakat öncesinde keşfetmeye vakti ve hevesi olmadığı bu bölgede pandemiyle birlikte daha çok vakit geçirmeye başlayan Güler, Şubat 2020’de başladığı ve halen sürdürdüğü “Gözden Uzakta” serisinde içinde yaşadığı bu çevreye dair izlenimlerini aktarıyor. 

Uçsuz bucaksız ormanlık alanları, bomboş, upuzun sahilleri, derme çatma yapıları, kaderlerine terk edilmiş sokak hayvanlarıyla, tamamen kendi hâline bırakılmış bir yer hissi veren Çatalca, endüstriyel ve kentsel dönüşümün de izlerini taşıyor; zira Kuzey Marmara Otoyolu ve İstanbul Havalimanı gibi mega projelere ev sahipliği yapan bu bölge kentteki dönüşümün yeni ağırlık merkezi. Aynı zamanda İstanbul gibi dev bir metropolün en batı ucunda, şehrin en büyük yüzey alanına ve neredeyse en az nüfusuna sahip ilçesi olarak taşranın hüznünü barındırıyor. Sanatçının spontane gezilerle başladıktan sonra daha sistematik bir hâl alan bu keşif süreci, müdahale edilmemiş doğa ile kötü şehirleşmenin kesişim noktalarında çekilmiş karelerin ortaya çıkmasını sağlamış. Yalnızca verili bir coğrafyadaki deneyimi belgelemenin ötesine geçen bu fotoğraflar, Güler’in son bir yılı aşkın zamandaki ruh hâline de dışarıdan bir bakış getiriyor.  

Everyone tried different ways on a personal level to experience and cope with the pandemic in which we unexpectedly found ourselves in 2020 and paralyzed our lives. Hüseyin Güler, who uses photography both as a way to establish a bond with his surroundings and to gain resilience, turned his viewfinder to the Çatalca region during this period. Güler, who started to spend more time in this area where he had commuted daily but had no time or willingness to explore before, conveys his impressions of this environment in which he lives in the series “Out of Sight”, which he started in February 2020 with the pandemic, and still continues. 

With its vast forests, empty, long beaches, makeshift structures, and stray animals abandoned to their fate, Çatalca, which gives the feeling of a place completely left to itself, also bears the traces of industrial and urban transformation, because this region, which hosts mega projects such as the Northern Marmara Highway and Istanbul Airport, is the new center of gravity of the transformation in the city. At the same time, being at the western edge of a giant metropolis like Istanbul, it is the largest township in the province, yet has almost the smallest population, harboring provincial blues. This discovery process, which became more systematic after the artist started with spontaneous trips, led to capturing frames at the intersection of untouched nature and bad urbanization. These photographs, which go beyond just documenting the experience in a given geography, also provide an outside look at Güler’s state of mind over the past year.  

Fine Art Baskı / Fine Art Print, 60x90 cm, 5 + 1 Edisyon / Edition, 2020-2021
Fine Art Baskı / Fine Art Print, 60x90 cm, 5 + 1 Edisyon / Edition, 2020-2021
Fine Art Baskı / Fine Art Print, 80x120 cm, 5 + 1 Edisyon / Edition, 2020-2021
Fine Art Baskı / Fine Art Print, 5 + 1 Edisyon / Edition, 2020-2021
Fine Art Baskı / Fine Art Print, 60x90 cm, 5 + 1 Edisyon / Edition, 2020-2021
Fine Art Baskı / Fine Art Print, 5 + 1 Edisyon / Edition, 2020-2021
Fine Art Baskı / Fine Art Print, 70x105 cm, 5 + 1 Edisyon / Edition, 2020-2021
Fine Art Baskı / Fine Art Print, 40x60 cm, 5 + 1 Edisyon / Edition, 2020-2021
Fine Art Baskı / Fine Art Print, 40x60 cm, 5 + 1 Edisyon / Edition, 2020-2021
Fine Art Baskı / Fine Art Print, 5 + 1 Edisyon / Edition, 2020-2021
Fine Art Baskı / Fine Art Print, 40x60 cm, 5 + 1 Edisyon / Edition, 2020-2021
Fine Art Baskı / Fine Art Print, 5 + 1 Edisyon / Edition, 2020-2021