Deniz Zaide Korkmaz

Antonin Artaud’nun ortaya attığı ve daha sonra Deleuze ile Guattari tarafından etraflıca yorumlanan “organsız beden” kavramı ikilinin kaleme aldığı kitapta kapitalizmin içindeki hiyerarşiye karşı, “eklemlenmemiş, parçalanmış ve yersiz yurtsuzlaşmış, yeniden inşa edilmeye muktedir bir beden” olarak tanımlanmıştı. Daimi bir yıkılma ve yeniden oluşma döngüsü içindeki bu hastalıklı beden, dehşet ve tiksinti vericiliğinin yanında son derece tahmin edilemez ve yaratıcıydı da.  

George Bataille’ın beden safrasından toplumun dışlanmışlarına uzayan düşünceleri ise Julia Kristeva’nın (Jacques Lacan’ın izinde) “Korkunun Güçleri” kitabında geniş biçimde ele aldığı ve dilimize kısıtlı bir biçimde iğrenç olarak çevrilen “abject” kavramıyla çoğalmıştı. Kristeva biçimsiz olandan yola çıkarak toplumun iğrendiği türlü şeyle birlikte, insan ve özellikle kadın vücuduna ait organik atıklar, sıvılar ve parçaları ele almıştı. Yazara göre kan, sperm, saç, kusmuk ya da kopmuş bir uzuv bilinçdışımızda ölümlülüğümüzü hatırlatarak bizde tiksinti yaratıyordu.

Deniz Zaide Korkmaz’ın ilk bakışta tanımlanamaz gibi görünen, ancak dikkatli bakınca kimi beden parçalarını (beyin, bağırsak, dışkı, hatta cenin) seçebildiğimiz çalışmaları, bu iki yüklü kavramın izlerini tuhaf bir hafiflikle taşıyor. Sınıflandırılamayan, dolayısıyla rahatsızlık veren her şey gibi iğrenç olarak tanımlanabilecek bu biçimsiz beden parçaları, göz alıcı renkleri ve garip dokularıyla hem itici hem de merak uyandıran ve cezbeden bir karaktere sahipler. 2020’de başladığı bu seriyi “kendimi, bedenimi sınır dışı ederek imha etme projesidir” ifadesiyle tanımlayan Korkmaz’ın işlerini yıkım (acı) ve yeniden inşa (haz) ikiliği üzerinden Maggie Hennefeld & Nicholas Sammond’un “Abjection Incorporated”daki sözleriyle de tanımlamak mümkün: “(…) çığlıklar ve kahkahaların ayırt edilemez hâle geldiği bir duygulanım aşırılığı.”

The “body without organs”, put forward by Antonin Artaud and later interpreted in detail by Deleuze and Guattari, was defined in the book written by the duo as “a body that is inarticulated, fragmented and deterritorialized, capable of being reconstructed” against the hierarchy within capitalism. This diseased body, in a constant cycle of destruction and regeneration, was not only terrifying and disgusting, it was also extremely unpredictable and creative.  

The thoughts of George Bataille, extending from the bile of the body to the outcasts of society, were multiplied by the concept of “abject”, which Julia Kristeva (following Jacques Lacan) discussed extensively in her “Powers of Horror”. Starting from the formless, Kristeva dealt with organic wastes, fluids and parts of the human, especially female, body, along with all kinds of things that society abhors. According to the author, blood, semen, hair, vomit, or a severed limb made us feel disgusted by unconsciously reminding us of our mortality.

Deniz Zaide Korkmaz’s works, which seem to lack features at first glance, but, upon closer scrutiny, reveal certain body parts (brain, intestine, stool, even fetus, etc.), carry the traces of these two loaded concepts with a strange lightness. These amorphous body parts, which can be described as abject like anything that cannot be classified and is therefore disturbing, have a repulsive, intriguing and appealing character with their eye-catching colors and strange textures. Defining this series, which started in 2020, with the phrase “it is a project of destroying myself and my body”, Korkmaz’s work can also be defined by the words of Maggie Hennefeld & Nicholas Sammond in “Abjection Incorporated” through the duality of destruction (pain) and rebuilding (pleasure): “an exaggeration of affect in which screams and laughter become indistinguishable.”

Self Destruction, Tuval Üzerine Karışık Teknik / Mixer Media on Canvas, 43x65x31 cm, 2021
Self Destruction, Tuval Üzerine Karışık Teknik / Mixer Media on Canvas, 43x54x20 cm, 2021
Self Destruction, Tuval Üzerine Karışık Teknik / Mixer Media on Canvas, 46x54x25 cm, 2020
Self Destruction, Tuval Üzerine Karışık Teknik / Mixer Media on Canvas, 84x67x35 cm, 2021